İsminde en uzak nokta gök varsa ne beklersin arkadaş…Sonsözüm şu:Nereye gidersen git gökyüzü ordadır.ve bir sel gibi alır götürür herşeyi… Her yer inler ama sadece sen duyarsın çünkü artık o senin dünyanın farkındadır…
Yazmak istedim sadece…Ama cesaret edemedim.Susmak istedim evet sustum,insanlara sustum.Kendime bağıra bağıra konuşuyorum avazım çıktığı kadar.Evet özledim sevgili.Çok özledim…
Ne oluyo Lan bana?
Tumblr da ilk postumda kendimi tanırken hayatı bilgisayar - okul bilgisayar okul ikileminde geçen biri olarak tanıttım. Öyle , Öyleydi , Öyle olacak , Okul biter O zaman iş sadece bilgisayar olur.Nedeni belli bilgisayar programcısıyım işimde bu evimde bu :) Bunun yanında bu ikilem dallanıp budaklanıp bide araya aşk girerse ne olur :) Herşey olur. Ama ben aşk ı komedi tarafından ele alıp bide benim yaşadığım farklı haliyle sizlere anlatacağım.Yani amacım öyle standart aşk dramalarını satır satır işleyip.O Bunca Satırların sonunda çıkan tek şeyin sadece birini sevmek olduğunu birine aşık olunduğunu anlatan klasik olaydan uzak durmaya çalışacağım.Yoksa çok mu önemli benim aşkım? He önemli ama sadece benim için. Onun için bile değil :D belki de bu yüzden aşk olmuştur, aşık olunmuştur.Aha bak klasik edebiyata başladık.Bu bir sonraki saçma sapan aşk kokan pis kokan aşkın içine sıçan postların bir önsözü bilemedin ortasözüydü.Yada burada tam da burada son sözüy dü son sözüm dü: ” Aşk bilemedin aşk yine bilemedin tekrar dene dikkat et almadığın markete götürme geçmez ! :D .”
Tabi kendimi önemseyerek giriyorum tumblr tırıvırısına… Sanki dersin “Hilal Cebecinin” tek “pampişi “kadar değerimiz var sosyal ağlarda.Sanki takipçi sayımdan dolayı tumblr özel yetkili servisinden mail yağmuruna tuttu beni veritabanımızı şişiriyorsunuz bi yürüyün gidin! kendi tumblrınızı kurun diye büyük pazarlıklardan sonra tekrar yazabildim tabi kimsenin haberi yok bunlardan…
Şaka bi tarafa ne tumblrla ilgilendim ne senaryo projelerimde toz kadar mesafe aldım…Hoş çok mu önemli dünya için benim senaryolarım. Tabi ki de hayır.Ne demiş Mahsun abimiz “Hayat devam ediyor” :)
İşte finalleri bitirelim inşallah hiç olmadı kahvede değil de buraya iki satır bişeler düşelim de zaman geçsin
Son sözüm : “Daha bitmedi burdayım! :D”
Dün gece popçu doğuş’u çırılçıplak halde saksıya hallenirken görünce uykum kaçtı. Sabaha kadar yatağın içinde dört dönüp çiçeğin arkasında kalan pikselleri tahmin etmeye çalıştım. Ah keşke matematiğim iyi olaydı, o zaman saksının çapını alıp doğuş’un dalga boyunu bulabilirdim. Matematik her zaman…
Bi anonim gördüm kızan,bağıran,çağıran…Belli ki Vandan gelmiş internete giriyor.Belli ki Kuzey Iraktan askerlerimizin yanından gelmiş internette stresini atıyor.ve Belli ki ötecek çöplük arıyor.Ulan anonim sende daha ismini söyleyecek yürek yokken nasıl olur da internetten şuna üzül buna üzül dersin? yada ne bileyim insanların hayatlarına müdahale etme cesaretini gösterirsin? Çöplük mü arıyorsun gel burda öt de stresimi al! Nasıl bi kişiliksin la sen senin gibileri ALT+ F4’ le kapatmak lazım! bilmem anladın mı? Anca beynin bunu alır çünkü neyse işte kızdım!
Nerde mi Gördüm?
İnsan neden yaşar ki? hemen şöyle klasik bi espriye doğru gidelim “Yaşamak için yaşar.”
Dünyaya geldik.Hepimizde bi sahiplenme duygusu vardı doğamızda vardı çünkü bu illet.Önce ailemizi sahiplendik,sonra çevremizi,sonra şehrimizi ve sonra ülkemizi hatta bunları ayrı ayrı sahiplendik.Hemşeri kavramı neden var ki? işte sahiplendiğimiz şehrin insanını da sahiplenme duygusunu tatmak için maksat muhabbette olabilir hani…
Sonra bu sahiplenme duygusu arttı arttı arttı insanlar ülkelerini sahiplendi ırklarını sahiplendi doğaldı bu kimse karışamazdı buna, burda sorun yok zaten.
Ve sonra sahiplenme duygusu sevgiyi aşkı bi kenara sıyırıp hastalık haline geldi…
Neden mi?
Yaşamak için bir hakkımız var ve ölmek içinde bir hakkımız var burası aşikar.Aşikar olmayan yaşam ve ölümden sonra yine bi ikilemin ortasında kalıp bunlardan hangisine gideceğimiz.Burda da sorun yok dimi.
Peki bi insan 1 sefer bu hakkı elde eder de öldükten sonra zerre değeri olmayacak topraklar için neden götünü yırtar?Sevdiklerini mi düşünüyor? güzel bi gelecek mi kuracak?O Sevdikleri de hatta o uğruna öldüğü topraklarda gün gelecek duman olacak.
Burda dine fazla girmek istemiyorum.Hepimizin bildiği şeyler zaten bunlar…
Güzel bir söz vardır ya;Hangi dava insan canından daha değerlidir ki…
Bunları yazarken benim de her Türk evladı gibi vatanını seven biri olduğumu belirteyim sadece bu yazıda insani duyguları bi yana bırakıp farklı bi yerden bakmak istedim olaya…
Gelelim asıl konuya “Terör” 30 yılıık illet bu illet biter mi?
İnsan inandığı şeylerden sahiplendiği şeylerden kolay kolay vazgeçmez dimi.Bir futbol takımını tutup sonra diğerine geçmek bile geçtim demek bile ne kadar samimidir ki?Her insan kendi ayrı dünyasını yaşar ve bu dünyaya karışılmasını istemez.
Peki yaşadığı toprağı, aynı ırktan insanı sahiplenen onların inandıklarına koşulsuz inanan öyle gören,öyle büyüyen insana Gerçek,sahte,Yalan,yanlış her ne olursa olsun öyle öğretilen değerleri yenileriyle değiştirmeden nasıl bitireceksiniz bu terörü?
Diyelim ki terör örgütünün kökünü kazıdılar.Şimdi 5 6 yaşındaki çocuklar anamızı babamızı vurdular diye düşünüp 15 20 sene sonra aynı filmleri oynamayacak mı?
intikam!intikam!intikam! demeyecek mi?
Sadece değişen isimler taraflar ve tarih olacak…
Terör biter nasıl biter?
Terör 4 5 yaşındaki 9-10 tane haneyle sefalet içinde yaşayan cocukların alınıp özel eğitimden geçirilip modern yaşımı bir kere tattırmaya biter.İnsan rahatı gördümü hep rahat ister.Hep benim de olsa diye düşler.Terör bu çocuklara birliği bütünlüğü kardeşliği anlatmayla biter.Sadece elinde silah olanları imha etmekle bitmez kardeşim.!
Terör ancak ve ancak yeni nesillere aşılanan insani duygularla biter.Elinde şimdi silah olanlar yarın ölecekler zaten bunların arkasından gelebilecek zerre terörist kişilik olmaması lazım.Bunların arkasından bunlara yazık çok yazık etmişler diyebilecek nesillerin gelmesi lazım.Düşündüklerim gece gece özetle bu yani uzun lafın kısası Allah bu zor günleri bize birdaha yaşatmasın… son sözüm ise “Terör ölümle değil beyinle biter…”Selametle
Bir dost